13 Ağustos 2011 Cumartesi

Artificial Love or Delirium [Uğ(u)runa Aşk Yaşamış Uğur Kardeşime Selam ve Saygılar Olsun!]



Benim bu zamana kadar aşktan deneyimlediklerim şunlardır;

Aşık olmak, kesin olarak sevmek fiilinden farklı bir şeydir. Aşk, çok daha kudretli çok daha kapsamlı bir duygudur.

Bir kaç kişiyi sevebilirsin ama sadece ve sadece bir kişiye aşık olabilirsin.

Aşk, bir manasıyla hastalıktır da.

Aşık olan kişiyi sanki virütik bir hastalık, esareti altına alır.

Tıpkı yüksek ateşli bir hastanın sanrı görmesi gibi, ona hayali bir dünya yaratır.

Kişi o hayal dünyasında yaşar. -Allah'a şükürler olsun ki sadece bir süre-

Sonra bir gün bakar ki, aşık olduğu kişi ile karşısındaki kişi aynı değildir.

O hayali bir kişiye aşık olmuştur, şimdi karşısında bambaşka bir kişi vardır.

Açıkçası aşık maşuğa değil, bizzat aşkın kendisine aşık olmuştur!

****

Aşkın kendisine aşık olduğunu anlamak, insana önce garip gelir, sonra acı verir.

Ancak bu süreçte bitmeye başladığında, kişi gerçek hayatına geri döner.

İşte o zaman kişi etrafındaki her şeyin eski formlarıyla hala aynı olsa da, kendisinin değiştiğini fark eder.

Aşkın lütfu da buradadır, insanı daha farklı ve etrafa karşı daha temkinli kılar.

Nasıl ki bir süre hapis yatmış veya ağır bir hastalık geçirmiş, kaza atlatmış,

hatta askere gidip-gelmiş, başka ülkede çalışıp sılaya geri dönmüş insan artık farklı bir insandır,

bir süre aşık olup, aşktan uyanmış insan da artık farklı bir insandır.

Daha olgun, eski tabirle gün görmüş, hayata başka bir gözle bakmayı öğrenmiş bir insan!

Aşkın kendisi ise ağızda kekremsi bir tat bırakır.

Aşık, aşık olduğu günleri biraz hüzünle, biraz acı ile, biraz buruk anar.

Elinde değildir, kavgalara bile özlem duyar.

Ama artık bilir ki aşk biter, zira aşk insana ait bir duygudur.

İnsana ait her şey de bitmeye mecburdur. Tabiatın dengesi veya ilahi hüküm böyle buyurmuştur.

Bazen merak ederim, "hayvanlar da aşık olur mu?" diye.

Bana olmaz gibi geliyor, zira biraz çelişkili gözükecek ama aşk akılla ilgili bir iştir.

Ne kadar maraz, ne kadar virütik olsa da yine de aşk akıl işidir.

Aklı olmayan aşık olamaz!

Zira, aşk tamamen beyindedir. Marazi de olsa beynin maraz halidir.

Kalbin aşkla hiç alakası yoktur.

Kalp sadece ve sadece emme-basma tulumbası gibi görev ifa eden, bir kas yığınıdır.

Nasıl korku veya heyecan algılaması beyinde algılanır,

ve beynin ürettiği bir enzim korku veya heyecan karşısında kalbin atışlarını hızlandırırsa,

aşk da beyinde algılanır, ürettiği enzimler kalbin küt küt atmasını,

dolaşım hızı artan kanın da çeşitli organlarımızın harekete geçmesini sağlar.

Gördüğümüz, ele ele tutuştuğumuz, vuslata girdiğimiz,

maşukun karşısında duyduğumuz hazzı-heyecanı kalbimiz körükledi zannederiz.

Hayır, her şeyi beyin yönlendirmiştir,

tıpkı cinsellik duygusunun yükselmesini de beynin yaratması gibi.

Zaten erkeğin de kadının da cinsel organı aynıdır:

Beyin!


****

Bu bağlamda da çeşitli araştırmalarla edinilmiş kuramsal bilgileri, kendi sentezlemimle sizlere sunmak istiyorum;

Aşka tutulmuş bir kişi beyninde fenil alanin ve bunun benzeri bir çok hormon salgılıyor.
Bu maddeler insan psikolojisinde bir sürü değişiklik yapıyor. Dış dünyada olanları algılamada değişiklikler filan...
Aslında bütün bu salgılananları bir tür uyuşturucu maddeye benzetebilirsiniz.
Bu salgıladığımız hormonların dozuna gelince; işte bütün hikaye burada başlıyor...
Çünkü biz bu hormonların dozunu kendi düşünce gücümüzle -psikosomatik- artırabiliyoruz.
Birisini tanıyoruz. Çok hoş bir iki pulse (vurum) alıyoruz. Sonra gerisini kendimiz psikosomatik bir biçimde üretmeye başlıyoruz.
Artık o kişiden bağımsız olarak, o şeyi -imge olarak düşünebilirsiniz- beynimizin, kültürümüzün elverdiğince büyütüyoruz.
Onu kendimize ulaşılmaz kılıyoruz. Aslında biz O'nunla değil, yarattığımızla ilgileniyoruz.
Bu ulaşılmazın ve yetkin olan şeyin bize ait olması, bize müthiş haz veriyor.
Bu hazzı düşündükçe, hazza zaman boyutunu da katıyoruz. İşte fenil alanin (ve diğerleri), işte size ''Aşk''.
İşte Dünyanın en kudretli uyuşturucusu.
Artık bunun dozunu artırmak sizin elinizde. İmgelersiniz artar, betimlersiniz artar, fanteziler kurgularsınız doruğa ulaşır...
Azaltmak ise elinizde değildir. Azaltma ya da kesme yönündeki her hangi bir değişiklik sizi çıldırtır.
Tıpkı uyuşturucu bağımlısı birinin, kullandığı maddenin eksikliğini hissetmesi gibi.
Bu eksikliği hissetmenize faktör teşkil eden kişi ve kişilerden nefret edersiniz.
Aşık olduğunuz kişinin sizi terk etmesinden bir süre sonra, ona duyduğunuz nefrette bu duruma anlam yüklemektedir.
Siz bu ulaşılmazı yarattıktan sonra, onu şekillendirmeye, yüceltmeye devam edersiniz.
Ama o sizden bağımsızdır. Öylece durur orada. Hatta sizin bu halinizi kullanmaya bile başlar.
Bu ulaşılmaza ve yetkin şeye -imgeye- yaklaştıkça, o sizin yarattığınızdan bağımsız kişiliği görmeye başlarsınız.
Yani yarattığınız şey -imge- ile, aşık olduğunuza inandığınız kişi arasındaki eşitsizlikler belirginleşmeye başlar.
Aşık olduğunuza inandığınız kişi, sizin nezdinizde eski değerini yitirmiştir artık.
Çünkü sizin o zamana dek imgelediğiniz şey o değildir. Bunun farkına varmışsınızdır.
böylelikle de, daha önce salgılamış olduğunuz fenil alanin ve diğer hormonları artık salgılayamazsınız.
İşte o zaman bir madde bağımlısı gibi -tam da öyle- çıldırırsınız, her şeyi yaparsınız. (yeniden size puls göndermesi için)
Yalvarırsınız, tehdit edersiniz, dönersiniz (!) her türlü -çelişkili dahi olsa- doğal yetinizi kullanırsınız.
Ama olmaz. Çünkü artık siz onu aşmışsınızdır. O sizin ulaşılmazınız olamaz.
Çünkü o kadar salaktır ki, sizin idolünüz olma şansını göremez.
Onun kendini revize edip, sizin yarattığınızdan -yetkin imgenizden- daha mükemmel olma değişimini gösterme yeteneği yoktur.
Artık fenil alanin ve diğer hormonal maddeleri salgılattıramaz. Ve bunu anlamak herkesin becerebileceği bir şey değildir.
Bunu idrak edebilenler, bir daha asla dönmezler ilişkiye...
O işlevini tamamlamıştır. O'nun için, şunu söyleyebiliriz;

-> Teşekkürler, güle güle...

****
Zamanınızı ayırıp okuduğunuz için, teşekkür ederim.
Sevgi ve mutluluğun ruhunuzu ısıtan giysileriniz olması dileğimle...
Saygı ve Sevgilerle...

Bu da konuya reva Şarkı!

11 yorum:

Adsız dedi ki...

Frankly my dear, dee_dee, I don't give a damn (:

eeyore dedi ki...

aşk üzerine doktora tezi olur bu tebrikler hislerime tercüman oldunuz.

Cyberduck dedi ki...

@eeyore;
öncelikli olarak, hoş geldiniz.
Yazımı zamanınızı ayırıp okuduğunuz için, teşekkür ederim.
Lakin doktora tezi olacak kadar spesifik olmadığı kanaatindeyim :).

****

Saygı ve Sevgilerle...

eeyore dedi ki...

hoş gördük:D

teşbihte hata olmaz derler. aşk üzerine böylesine yorumlar yapabilmek alanda araştırma yapabilmiş insanların harcıdır. sizin aşk kütüphanesinde bulunduğunuz ortada. belirlemeler bu duyguyu yoğunca yaşamış birine aitti. bu anlamda doktora tezine benzettim.

başka yazılarda görüşmek dileğiyle, sevgiler

Cyberduck dedi ki...

Evet, çok doğru bir tespit.

Kişisel gelişim ve kişilerarası ilişkiler konusunda, hatırı sayılır bir oranda doluyum.

Benzetmeniz adına da teşekkür ederim :)

+

bir de ''Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz'' da derler...

****

Saygı ve Sevgilerle...

Lô - Lâ dedi ki...

daha sık yazmalisin cyberordek ..
hem nerelerdesin sen ..

: )

Cyberduck dedi ki...

@ Lô - Lâ;

Peyderpey yazmak, benim prensiplerimden biridir (:

Çocuğa bile yemek yedirir iken; kaşığa kabullenebileceğinden fazla bir oranda yemek doldurur isen, çocuk doluksur ve yemesi elzemli olan yemek, onun için teşvikten daha çok caydırıcılık niteliği taşır.

(; Sindire sindire yazalım,

okuyucuyu da caydırmayalım...

****

Bu aralar çok fazla online olamıyorum. Genel itibarıyla da günümü, yeni doğan yeğenime ve kendime ayırıyorum :).

****

Saygı ve Sevgilerle...

Lô - Lâ dedi ki...

aaa gozunuz aydin Allah anali babali buyutsun : )))

anlayan okuyucu caymaz daha fazlasini iste ; )

Cyberduck dedi ki...

(: Teşekkür ederim,

Çok şirin bir kız bebeği.

Yaşamını bizimle birleştirdiği için, aile olarak çok mutluyuz.

İsmi de, Ecrin.

Cenab-ı Hakk'ın hediyesi / armağanı manasındaymış...

Lô - Lâ dedi ki...

ecrin ne guzel bir isim .. manasini biliyorum, ama acikladigin icin tekrar tesekkur ...

omru bahti yazgisi guzel olsun insallah : )

Cyberduck dedi ki...

Manasını sen biliyor olabilirsin ama ben bilmiyordum :). Annesi tecessüs ederekten bulmuş.

Amin.